İnfeksiyöz Bronşitis Hastalığı(IB):

Enfeksiyöz bronşit (IB) tavukların oldukça bulaşıcı, akut solunum yolu hastalığıdır. Hastalık güçlükle soluma, öksürük, trakeal raller (trakeal eksudat toplanması), hapşırma ve burun akıntısı ile karakterizedir. Genç hayvanlarda ciddi solunum sıkıntısı oluşturabilir. Solunum sıkıntıları yanında, yumurta veriminde azalma, yumurta kalitesinde ve yumurta kabuğu kalitesinde bozulmalar görülmektedir. Virusun bazı variant suşlarının böbreklerde meydana getirdiği hasar (nefropatojen suşlar), yüksek ölümlerin nedeni olabilir.

Etiyoloji:
IB Virusu; Tek Sarmallı RNA karakterinde genetik materyal taşır. Coronavirus kaynaklıdırlar. Virusun spesifik proteinleri 3 adet olarak tespit edilmiştir. Spike (S) Glikoprotein, membran veya matrix (M) Glikoprotein, ve nukleokapsid (N) proteindir. Çok önemli olan Spike Glikoprotein iki yapıda (S1 ve S2) olarak görülmektedir.

IBV’nun birçok suşunun böbrekler üzerine güçlü afinitesi vardır. Bu suşlar böbreklerde şiddetli hasara neden olurlar. IBV infeksiyonuna karşı sürekli kullanılan modifiye canlı aşıların mutasyon geçirerek oluşan suşlarının böbreklere karşı oluşan afinitesi sonucu, yine şiddetli hasar meydana gelir.

Solunum dokuları, IBV infeksiyonuna karşı koruma sağlayan canlı IB aşılarının uzun süreli kullanımı ve mutasyonu sonucu infekte edilebilir. Bu tip virus suşları (variantları) son yıllarda oldukça popüler olmuştur.BronchiteIMG_3059

IB Hastalığı Belirtileri :

Civcivlerde:
Klinik Belirtiler:
• Solunum güçlüğü
• Burun akıntısı
• Trakeal raller (Trakeal eksudat toplanması)

  • Hapşırma
    • Öksürük
    • Köpüklü eksudat
    • Gözlerde akıntı
    • Depresif görüntüEtkilenen sürülerde inkübasyon süresinin çok kısa olması  18-42 saat içinde klinik belirti gösterir. Hastalık normalde 7 gün sürer. Klasik formda ölüm oranı düşüktür. Ancak, görülen endemilerde hastalığın karakteri değişikliklere uğrayarak söz konusu variant suşun patojenitesine ve affinitesine göre hayvanlarda zayıftan şiddetliye doğru değişen klinik belirtiler öne çıkabilmektedir. Viral hastalıkların genel karakterinde olduğu gibi IB infeksiyonunda da sekonder bakteriyel infeksiyonlar özellikle Kolibasillozis, ORT, Mikoplazma infeksiyoları ön plana çıkarak hastalığı çok daha karmaşık ve zorlu bir sürece sokabilmektedir. Ayrıca, özellikle broyler yetiştiriciliğinin immunosupresif etkilere çok fazla maruz kalması ve kümesteki kötü hava kalitesi ölümleri artırır.

Yumurta Tavuklarında, Broiler ve Damızlık sürülerde:

Klinik Belirtiler:

  • Solunum güçlüğü
    • Burun akıntısı
    • Trakeal raller (Trakeal eksudat toplanmaya bağlı görülen hırıltılı soluma)
    • Hapşırma, tıksırma.
    • 10-14 gün süren %5-10 oranında yumurta düşüşü ile hastalığın seyrettiği bildirilmektedir. Eğer sekonder enfeksiyonlarla Kolibasillozis ve Mikoplasma enfeksiyonları ile komplikasyon varsa yumurta düşüşü %50 gibi yüksek oranda olabilir. Hastalığın miks bir yapıya dönüşmesi sürünün yaşam gücü ve performansını olumsuz yönde etkiler.
  • • Yumurta kabuklarında pigment kaybı (kahverengi yumurtalarda), düzensiz kabuk oluşumu, ince kabuklu yumurtalar, sulu yumurta akı görülür.
    • Genç hayvanlardaki hayatlarının ilk 2 haftasında geçirilen enfeksiyon veya aşılama ile oluşan, oviduktdaki kalıcı hasar, daha sonra kötü üretimle sonuçlanabilir, yani sürünün üretim sürecinde istenilen ideal verim sınırına ulaşmasının önüne geçer.
    • Böbreklerde ve üreterlerde ürat kristallerinin meydana getirdiği hasar sonucu ölümler daha yüksektir, nefritis gelişmesi geri dönüşümü zor olan önemli bir hastalık tablosudur.
    • Şiddetli komplike vakalarda airsakkulitis gelişebilir.
    • Cüce, gelişmemiş emriyolar görülür.

Lezyonlar:
• IB ile ilgili orta şiddette inflamasyon ve hafif lezyonlar şekillenir.
• Zorlaştıran faktörler varsa airsakkulitis ve artan ölümler görülür.
• Nefropatojenik suşlar ile enfeksiyonu takiben böbrek hasarı görülür.
• Böbrek dokusunda ürat kristalleri görülebilir ve üreterler tıkalı olabilir.
• Yumurtalıklarda kanama ve dejenerasyon vardır ve yumurta sarısı çok zayıftır, düz bir zemine yumurta kabuğu kırıldığında yumurta sarısının bütünlüğünün bozularak dağıldığı görülebilir.
• Çok genç sürülerde oluşan hastalık nedeni ile ovidukt kistik görünümdedir.

 Teşhis:

IB infeksiyonunun ön tanısı sürüde aşılama uygulaması yapılmaksızın ve beklenmeyen bir anti-IBV antikoru artışı ile konulabilir.Serolojide en çok kullanılan test ELISA’dır. Ayrıca, Hemaglütinasyon İnhibisyon Testi (HI) serolojik belirlemede ve variant suşların tespitinde kullanılabilen testlerdendir.

İnfeksiyonun tam tanısı virüsün izolasyonu ve identifikasyonu ile konulur. Virüs izolasyonu için Trakeal Organ Kültürü (TOC) ve SPF embriyolu tavuk yumurtaları kullanılır. Ancak virüsün embriyolu tavuk yumurtalarına adaptasyon güçlüğü ve TOC’lerinin ise standardizasyon zorlukları nedeniyle virüsün izolasyonu her zaman başarılı olmayabilir. SPF embriyolu yumurtalarda yapılan ekimler sonrasında embriyolarda gözlenen anomaliler tipiktir.

Koruma ve Tedavi:

Hastalık etkeninin virus olması nedeni ile tedavi edilme şansı yoktur. Ancak, virus ile bulaşmış bir sürüde IB hastalığı ile paralel olarak sekonder bakteriyel hastalıkların görülebilmesine karşın antibiyogram neticesinde belirlenebilecek bir antibiyotik ile tedavi yapılmalıdır. Bu şekilde ortaya çıkan ölüm durumunun önüne geçilebilmektedir.

Bugün için hastalıktan korunmada en önemli enstruman aşıdır. Ancak, aşılamalarda uygulanacak strateji çok daha önemlidir.

Özellikle etlik piliç yetiştiriciliğinde 39-41 gün gibi kısa bir sürede tek başına IB aşıları ile hastalığın kontrol altına alınabilmesi oldukça zordur. Aslında tüm viral aşıların koruma yüzdesinde tek başına aşının başarı şansı oldukça düşüktür. Büyogüvenliğin bütün halkaları tam olarak aktif olmalıdır. Böylelikle başarı şansı artar.

Aşılamada çok önemli kavram; aşı başlangıcının kesinlikle standart suş ile yapılmasıdır (H120). Çünkü standart suşlar her zaman gerek standart saha suşuna, gerekse variant suşlara karşı koruyucu şemsiye alanı daha fazladır. Uygulanacak ikinci aşılamada ise bölgede izole edilen variant bir saha suşu ile hazırlanmış aşıların kullanılması ile yeterli bir immunite sağlanmış olacaktır. Ancak unutulmaması gereken altın bir kural; BİYOGÜVENLİK; bu sadece aşılama ve/veya dezenfeksiyon anlamına gelmez. faaliyet bölgelerinde işletmelerin yoğunlaşması, farklı yaş ve türden kanatlı hayvanların birbirine yakın kümeslerde barındırılmaları sadece IB için değil bütün hastalıklar için davetiye çıkarmaktadır.

 

KANATLI TÜBERKÜLOZU Mycobacterium avium tarafından oluşturulan ve hayvanın çeşitli organlarında tüberküllerin oluşması ile karakterize olan, bulaşıcı ve kronik bakteriyel bir hastalıktır. Zoonoz bir hastalık olup, daha çok immun sistemi baskılanmış insanlar için tehlike oluşturmaktadır. Etken; M. avium gram pozitif, hareketsiz, sporsuz, kapsülsüz ve aside dirençli bir bakteridir. Besi yerlerinde 20-25 günde üreme gösterir. Bulaşma; Genellikle […]

Kanatlıların Paraziter Hastalıkları ENDOPARAZİTER HASTALIKLAR Protozoal hastalıklar; Koksidiozis (Coccidiosis) kanatlılarda daha çok broiler civciv yetiştiriciliğinde ve entansif besi hayvancılığında görülen ve özelliklede genç hayvanlarda rastlanan protozoal bir hastalıktır. – Kör bağırsak koksidiyozu (E.tenella) – İnce bağırsak koksidiyozu (E.necatrix, E.acervlina, E.maxima, E.mivati) – Rektum koksidiyozu (E.brunetti) Klinik bulgular; Koksidiyoza yakalanmış hayvanlarda doku tahribatı, kanama ve ishal […]

KOLİ ENFEKSİYONLARI ( Colibacillosis ) Çoğunlukla genç piliçlerde 4-10 haftalık olmak üzere ergin tavuklarda da rastlanan, Gram (-) bir bakteri olan E. coli’nin neden olduğu bir enfeksiyondur. Hastalığa neden olan etkeni sağlıklı tavukların sindirim sistemi doğal florasında her zaman bulunur, fakat patojen değildir. Stres durumlarında ve bağışıklığın zayıflamasına neden olan hastalık durumlarında sekonder enfeksiyonlar meydana […]

MAREK HASTALIĞI (MD) Karaciğer, böbrek, dalak, gonadlar, pankreas, iris, akciğer, kas ve deride mononükleer lenfositlerin birikmesi ve üremesi sonucu gelişen tümoral, bulaşıcı, öldürücü, lenfoproliferatif viral bir hastalıktır. Etiyoloji: Etken herpetoviridae cinsinden gama herpes virustur. Etken zarlı bir DNA virüsüdür. Serotip I – virulent ve onkojenik, Serotip II – Tavuk ve Serotip III  Hindi–onkojenik değildir. Bulaşma: […]

MİKOTOKSİKOZİS   Mikotoksikozis, mantarların gelişimi sırasında ürettiği toksik kimyasal maddeler nedeniyle şekillenen zehirlenme olarak tanımlanır. Kanatlı üretiminde canlı ağırlık artışı, beslenme, pigmentasyon, yumurta üretimi ve reprodüktif performansta problemler oluşturur. Aflatoksikozis, okratoksikozis trikotesen mikotoksiozisi ticari kanatlılarda en çok görülenleridir. Aflatoksin, lenfoid organlar ve fonksiyonel immun yanıt üzerinde immunsupresyon meydana getirir.   Aflatoksikozis: Aflatoksinler Aspergillus flavus, A.parasiticus […]

Newcastle Hastalığı ND (Yalancı Veba) Kanatlıların çok bulaşıcı, öldürücü, solunum, sindirim ve sinir sisteminde bozukluklar meydana getiren viral bir hastalığıdır. İnfeksiyona, tavukların yanısıra hindi, güvercin, ördek, kaz, serçe, sülün ve diğer yabani kanatlılarda da rastlanmaktadır. Dezenfektanlardan değişik derecede etkilenir. Etiyoloji: Hastalığın etkeni Myxovirusların Paramyxovirus (PMV-1) cinsinde yer almaktadır. Virusun bir serotipi vardır. Ancak, farklı patotipleri […]

Yumurta, üretimden tüketiciye kadar, doğal biyolojisi gereği dışarıdan müdahaleye olanak tanımadan birçok aşamalardan geçerek ulaşmaktadır. Böylesine bir ürünün pazar koşullarında değer bulabilmesinin şüphesiz ki bazı sınırlamaları vardır. Bunlar gerek yemeklik yumurtalar için olsun, gerekse embriyolu yumurtalar için olsun vazgeçilemez.  İşletmelerde civcivin kümese girişinden itibaren yarka dönemi ve yumurtlama periyoduna kadar çok iyi bakım ve besleme […]

Endüstriyel tavukçuluğun yetiştirme dönemi boyunca çevre kontrollü kümeslerde yapılmasına bağlı olarak birçok hastalıkta olduğu gibi solunum yolu enfeksiyonlarına karşı da oldukça duyarlıdırlar. Bu sebeple kanatlı hayvancılığında solunum sisteminde görülen hastalıklar, modern işletmelerin en önemli sorunlarından birisi durumundadır. Sindirim ve solunum yolu hastalıkları ve sonuçta buna bağlı görülen problemler çoğu zaman birbirine karışmış olarak da görülebilmektedir. […]